preloader image

TÜM KATEGORİLER

1453

  • Satış Yok (tükenmiş)
Yazar:Kemalettin Çalık
Yayınevi:Truva Yayınları
ISBN:9786055416362
Baskı Sayısı:3. Baskı
Sayfa Sayısı:256 Sayfa
Cilt Tipi:Karton Kapak
Kağıt Cinsi:Kitap Kağıdı
Ebat:13 X 19 cm
Güneş mor gölgeleri ardında bırakarak çoktan savuşup gitmiş, Edirne Sarayı derin bir sessizliğe gömülmüştü. Uykusuz geçirdiği gecelerin birinde Venedik işi ceviz masanın başında beyaz sayfaların üzerinde Avni mahlasıyla karaladığı şiirleri ona umut veriyor, tek sığındığı ve kendi başına kaldığı bu gizli odada sabahlara kadar zihnini meşgul eden Kostantinapolis artık bir an olsun aklından çıkmıyordu. Yazdığı şiirleri en çok kendi beğenmiyor, tam kıvamına erişinceye kadar hep o mükemmeliyeti arıyordu. Bu mükemmeliyeti arayışı sadece şiirde değil, her alanda değil miydi? Kafasına koyduğu bir şeyi gerçekleştirmek için çırpınır, uykusuz kalır, derin hülyalara dalardı. Bu artık onda bir huy olmuş, karakteristik çizgisi hâline gelmişti. Kostantinapolis hülyasına kapıldığında artık boş durmayacaktı. Çocuk denecek yaşlardayken toplara merak sarmış, büyük topların çizimi ve dökümü için hayaller kurmuştu. Kostantinapolis’in aşılamayacak gözüyle bakılan surları başka nasıl aşılacaktı? Surlarda gedikler açmanın ancak çok büyük topların icadıyla gerçekleşeceğini biliyordu çünkü. Ama şimdi kendini sadece şiire vermek istiyordu, hizmetindeki içoğlanları bile bir gölgeden farksızdı, sessizce ona bakıyorlardı. Onların varlığıyla yokluğu birdi Mehmet Han için.

İncelemeler

Henüz yorum yapılmadı.

“1453” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güneş mor gölgeleri ardında bırakarak çoktan savuşup gitmiş, Edirne Sarayı derin bir sessizliğe gömülmüştü. Uykusuz geçirdiği gecelerin birinde Venedik işi ceviz masanın başında beyaz sayfaların üzerinde Avni mahlasıyla karaladığı şiirleri ona umut veriyor, tek sığındığı ve kendi başına kaldığı bu gizli odada sabahlara kadar zihnini meşgul eden Kostantinapolis artık bir an olsun aklından çıkmıyordu. Yazdığı şiirleri en çok kendi beğenmiyor, tam kıvamına erişinceye kadar hep o mükemmeliyeti arıyordu. Bu mükemmeliyeti arayışı sadece şiirde değil, her alanda değil miydi? Kafasına koyduğu bir şeyi gerçekleştirmek için çırpınır, uykusuz kalır, derin hülyalara dalardı. Bu artık onda bir huy olmuş, karakteristik çizgisi hâline gelmişti. Kostantinapolis hülyasına kapıldığında artık boş durmayacaktı. Çocuk denecek yaşlardayken toplara merak sarmış, büyük topların çizimi ve dökümü için hayaller kurmuştu. Kostantinapolis’in aşılamayacak gözüyle bakılan surları başka nasıl aşılacaktı? Surlarda gedikler açmanın ancak çok büyük topların icadıyla gerçekleşeceğini biliyordu çünkü. Ama şimdi kendini sadece şiire vermek istiyordu, hizmetindeki içoğlanları bile bir gölgeden farksızdı, sessizce ona bakıyorlardı. Onların varlığıyla yokluğu birdi Mehmet Han için.
Bugün kişi
bu ürüne baktı.

Alışveriş Sepetiniz